Güney Kore, yüksek teknoloji ürünlerinde Japonya’ya bağımlılığını azaltacak

Güney Kore’nin, Japonya ile devam eden ticari kısıtlamalar sonrası imtiyazlı ticaret statüsüne sahip ülkeler listesinden çıkarılması üzerine bu ülkeden ithal edilen teknoloji ürünlerine bağımlılığı azaltmak için gelecek 7 yıl içerisinde 6,5 milyar dolar Ar-Ge yatırımı yapacağı bildirildi.

Güney Kore Ticaret Bakanı Sung Yun-mo, Japonya’nın, Güney Kore’yi imtiyazlı ticaret statüsüne sahip ülkeler listesinden çıkarması nedeniyle daha önce Japonya’dan ithal edilen yaklaşık 100 hassas teknolojik maddenin ülke içinde üretilmesi için çalışılacağını açıkladı.

Sung, hükümetin Koreli şirketlere, yabancı şirketlerle yapacağı ticarette finansal destek sağlayacağını ve yabancı yatırımcıların ülkeye gelmesi için daha kapsamlı teşvik uygulamalarının hayata geçirileceğini belirtti.

Güney Kore Devlet Başkanı Moon Jae-in, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Japonya’nın ülkesine uyguladığı ticari kısıtlamaların, Güney Kore ekonomisini tekrar canlandırmaya yönelik bir işaret olabileceğini vurguladı.

Kuzey Kore ile de ekonomik iş birliği yapılabileceğini belirten Moon, «Eğer Kuzey ve Güney (Kore), ekonomik iş birliğiyle bir barış ekonomisi ortaya koyabilirse tek hamlede Japonya’nın ekonomik üstünlüğünü yakalayabiliriz. Japonya, ekonomimizin bir adım bile yükselmesini engelleyemez, aksine ekonomik güç olma kararlılığımızı daha da teşvik edici hale gelir.» ifadelerini kullandı.

Moon, Güney Kore ekonomisinin tüm kollarındaki canlılığı artıracak politikalar üreteceklerini bildirdi.

Güney Kore’nin «imtiyazlı ticaret statüsüne sahip ülke» listesinden çıkarılması

Japonya, cuma günü aldığı Bakanlar Kurulu kararıyla, Güney Kore’yi imtiyazlı ticaret statüsüne sahip ülkeler listesinden çıkarmıştı.

Japonya Ticaret Bakanı Seko Hiroshige, «kararın, sadece Güney Kore’nin standart muamele göreceği anlamına geldiği ve ikili ilişkileri etkilememesi gerektiği» açıklamasını yapmıştı.

Güney Kore Devlet Başkanı Moon, Japonya’nın kararını «Güney Kore’nin ekonomik büyümesini durdurmaya yönelik bir girişim» olarak nitelemişti. Sert karşı önlemler alacaklarını belirten Moon, Japonya’nın, küresel arz zincirine zarar verecek bencil bir eylemde bulunduğunu savunmuştu.

Seul’den «askeri istihbarat paylaşımına son verme» uyarısı

Devlet Başkanlığı Ulusal Güvenlik Bürosu Direktör Yardımcısı Kim Hyun-chong, hükümetin Japonya ile askeri istihbarat paylaşımına son vermeyi değerlendireceğini söylemişti.

Kim, Güney Kore’nin ihraç ettiği malzemeleri denetleme konusundaki güvenilirliğini sorgulayan Japonya’nın, kendilerine hakaret ettiğini savunmuştu.

Seul yönetiminin, gerginliği diplomatik yollardan çözmeye çalıştığını belirten Kim, Japonya’nın, ABD’nin ara buluculuk çabaları dahil tüm çabaları görmezden geldiğini söylemişti.

Japon Büyükelçi, Güney Kore Dışişleri’ne çağrıldı

Güney Kore Dışişleri Bakanlığı, karar sonrası Japonya’nın Seul Büyükelçisi Nagamine Yasumasa’yı bakanlığa çağırmıştı.

Dışişleri Bakanı Yardımcısı Cho Sei-young, Büyükelçi Nagamine Yasumasa’ya, Japonya’nın kararının ikili iş birliği tarihine ihanet olduğunu, Güney Kore’nin Japonya’yı artık dost ülke olarak görmeyebileceğini ifade etmişti.

İki ülke arasındaki ticari kısıtlamalar

Seul ve Tokyo yönetimleri, birbirlerini, hidrojen florid gibi bazı stratejik maddeleri Kuzey Kore’ye yasa dışı şekilde ulaştırmakla itham ediyor.

Japonya, geçen ayın başında aldığı kararla, Güney Kore’den florlanmış polimid, hidrojen florid ve resist maddelerin ithalatının bireysel izne bağlı hale getirileceğini duyurmuştu.

Güney Koreli yetkililer, kısıtlamanın uluslararası hukuku ihlal ettiğini öne sürerek Japonya’yı Dünya Ticaret Örgütü’ne şikayet edeceklerini açıklamıştı.

Japon tarafı ise kararın ithal ürünlerdeki denetim eksiklikleri nedeniyle güvenlik gerekçesiyle alındığını belirtmiş, uluslararası hukuka uygun olduğunu savunmuştu.

Güney Kore Devlet Başkanı Moon Jae-in, Japonya’ya, «ülkesine uyguladığı ticari kısıtlamaların iki ülke arasında yarım yüzyıla dayanan ekonomik iş birliğini bozacağı ve Japonya’nın daha fazla etkilenen taraf olacağı» uyarısında bulunmuştu.

Seul yönetimi, söz konusu kararı «Güney Kore’de mahkemelerin, Japonya’nın Kore Yarımadası’nda 1910-1945 yıllarındaki sömürge yönetimi altında Japon şirketlerin zorla çalıştırdığı işçiler için verdiği tazminat kararlarına misilleme» olarak görmüştü.

Kaynağı: aa.com/tr

Ответить